Safra Yolu Kanseri

Safra Yolu Kanseri

Kolanjio kanserler safra kanallarından gelişmiş kanserlerdir. Safra yolu kanserleri, tüm kanserlerin %2’sini oluşturur ve toplumdaki sıklığı 100.000’de 1-2 kadardır. Bu kanserler yerleşim yerlerine göre karaciğer içi ve karaciğer dışı safra yolları olarak 2’ye ayrılırlar. Karaciğer dışı olanlarda proksimal yukarı safra yolu (hiler ya da klastkin tümörü) ve distal-aşağı safra yolu olarak olarak 2’ye ayrılırlar. Tüm safra yolu tümörlerinin %40-60‘ı hiler, %20-30’u distal yerleşimli kolanjiyo kanserlerdir. Safra yolu kanserlerinin %10 kadarı da intrahepatik yani karaciğer içi safra kanallarından çıkar.

Klastkin Tümörü (Hiler Kolanjiyo Kanser)

Safra yollarının hemen karaciğerden çıktığı ve sağ ve sol kanalların birleştiği yerde ya da biraz daha aşağısında ana safra kanalında gelişirler. Risk faktörleri;

1. Primer sklerozan kolanjit (PSC) tanısı alanlarda yıllık CC gelişme riski ~%1.5
2. İleri yaş (>65 yaş)
3. Karaciğer parazitleri (Clonorchis ve Opisthorchis)
4. Caroli hastalığı ve koledok kistleri
5. Biliyer kistadenom
6. Kronik intrahepatik taşlar
7. Siroz

Safra kanalını tıkadıkları için; Sarılık, kaşıntı, kilo kaybı, halsizlik, gayda renginde açılma (camcı macunu renginde), idrarda koyulaşma (çay rengi) şikayetleri olur. Papiller, nodüller ya da sklerozan olmak üzere 3 morfolojik şekilden birisini gösterirler. En çok %70 oranında sklerozan tip gözlenir. Patolojik olarak ise %90’ı adenokanserdir.

Klastkin Tümörü Hiler Kolanjiyo Kanser Tedavi

Tedavide uzak metastaz yada periton yayılımı yapmadılar ise (ki bunun için PET tomografi çekilmesi lazım) cerrahi olarak dış safra yollarının ve karaciğerin bir kısmının çıkarılması gerekir.

Ancak öncelikle safra yolunun neresinden kaynaklandığını tespit etmek gerekir. Bunun için Bismuth sınıflamasını kullanmaktayız.

Bismuth tip 4 olan yani kanserin hem sağ hem sol ana safra kanalını tuttuğu hastalarda maalesef hayat kurtarıcı tipte bir cerrahi şansı kalmamıştır. Ayrıca safra yollarının altından hemen karaciğere giden atar ve toplardamar geçtiği için bu damarların hem sağ hem solda tutulmuş olması durumunda da ameliyat yapılamaz. Diğer tiplerde yerine göre karaciğerin de bir kısmı çıkarılacak şekilde safra yolu çıkarılır. Daha sonra karaciğerden akan safra direkt bağırsağa bağlanır. Ameliyat edilebilen hastalarda 5 yıllık sağ kalım şansı %35-40’dır.

Sarılıkla başvuran hastalarda karaciğerden de büyük doku çıkarılacaksa hastanın öncelikle radyolojik olarak safra kanalına kateter konulup safrası dışarı alınır ve bilirubin düzeyi 2-3’ün altına çekilir.

Distal kolanjiyokarsinoma, safra kanallarının ince bağırsağa en yakın kısmında meydana gelir. Distal kolanjiokarsinomlar en yüksek ameliyat edilebilirlik oranlarına sahipken proksimal, özellikle hiler tümörler en düşük ameliyat edilebilirlik oranlarına sahiptir. Büyük bir çalışmada ameliyat olabilme oranları distal, intrahepatik ve hiler lezyonlar için sırayla %91, %60 ve %56 bulunmuştur.

Hastalar çoğunlukla safra kanalının tıkanması neticesi sarılıkla başvururlar. Tümör safra kanalı ve oniki parmak bağırsağının birleştiği yere yakın olduğundan dolayı distalde yerleşen tümörlerde yapılan cerrahi daha farklıdır. Burada ‘’whipple’’ operasyonu dediğimiz, pankreas başının oniki parmak bağırsağının, midenin bir kısmının ve safra yollarının çıkarıldığı büyük bir ameliyat yapılır.

Karaciğer İçinde Gelişen Kolanjiyo Kanser

Kolanjiyo kanserlerin %10’unu oluşturur. Tedavinin temelini karaciğerin hastalıklı kısmının çıkarılması oluşturur. Genellikle 50 yaş üstü hastalarda görülür. Sarılık ancak %15 hastada gözlenir. Tanı konulduğunda tümör genellikle 5 cm den büyüktür. İlerlemiş veya uzak metastaz yapmış hastalarda ameliyat şansı kalmamıştır. Ameliyat olan hastalarda 5 yıllık sağ kalım oranı %30’dur.

Tedavide hepatosellüler kanserde olduğu gibi karaciğer nakli yapılmaz. Ameliyat edilemeyen hastalara girişimsel radyolojik olarak tümörü yakma tedavileri veya kemo-ilaç tedavisi uygulanabilir.

Risk faktörleri; Safra kanallarını uzun süre etkileyen kronik iltihaplar sorumlu tutulmaktadır. Safra kanallarında kist ve taş oluşumu, parazit bulunması, sigara, hepatit B ve C, kimyasal maddelere uzun süre maruz kalmak, şişmanlık, diyabet başlıca risk faktörleridir.