Diyabet Karaciğer Kanseri Riskini Artırıyor

Diyabet, kan şekerinin kontrolsüz bir şekilde yükselmesine yol açan yol açan ve pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi veya vücudun insülini kullanamaması nedeniyle gelişen bir hastalıktır. Dünyada 400 milyon civarı Türkiye’de ise 7 milyon tip 2 diyabet hastası olduğu tahmin edilmekte ve bu rakam ortalama her 11 yetişkinden 1’inin tip 2 diyabet hastası olduğunu göstermektedir. Diyabette artan yüksek kan şekeri vücutta birçok organa zarar vermektedir. Diyabetin yol açtığı temel sağlık sorunları arasında kalp ve damar hastalıkları, inme, karaciğer hastalıkları, görme kaybı, böbrek yetmezliği, sinir hasarı ve iyileşmeyen yaralara bağlı uzuv kaybı sayılabilir.

Kanser hastalığı açısından bakıldığında ise diyabet ve obezite dünyadaki tüm kanserlerin %5’inden sorumludur. Kolon, mesane, böbrek, rahim, meme, pankreas ve karaciğer kanserleri diyabet ile ilişkilendirilen kanserlerdir. Tüm bu kanserler içinde diyabet ile en anlamlı ilişki karaciğer kanserlerinde saptanmış olup tip 2 diyabet hastalarında karaciğer kanseri gelişme riski 2-3 kat daha fazladır. Diyabet hastalığındaki kanser riski artışının mekanizmasında insülin hormonunun hücre bölünmesi ve çoğalmasını artırıcı etkisi rol oynamaktadır. Yaşam için yüzde yüz gerekli bir hormon olan insülinin görevi kandaki glikozu hücre içine sokarak kan şekerinin aşırı yükselmesini önlemektedir. Ancak tip 2 diabetin temelinde görülen insülin direnci ile insülin düzeyinin artışı insülin benzeri büyüme hormonu üzerinden karaciğerde hücre çoğalmasına yol açmaktadır. İnsülin direnci aynı zamanda karaciğerde yağlanma, kronik iltihap ve siroz oluşturularak ta kanser riski artışına yol açar.

Diyabet hastaları kronik karaciğer hastalıkları yönünden yakın takip edilmelidir. Diyabete ilave hastalarda Hepatit B veya C virüs taşıyıcılığı da var ise veya alkol kullanıyorlar ise bu hastalar daha da fazla karaciğer sirozu ve karaciğer kanserine yakalanma riskine sahiptirler.